Toplam Üye:172403
Football Manager Ana Sayfa Üyelik Kaydı
Turksportal - Türkiye'nin Spor Oyunları Portalı

02 Aralık 2008 Salı

Kullanıcı Adı
Şifre
 
Football Manager
FM Türkiye Araştırması
Arama

* Turksportal Arama işlemleri Google.com arama altyapısı ile yapılmaktadır.

Avusturya'da Bir Türk...

09.08.2003 | 

ozzy_41 yazdı

Hikaye

Sonraki Sayfa »
« Önceki Sayfa
2002 sezonunun Haziran ayıydı... Büyük umutlarla Austria Vienna'nın başına getirilen Christoph Daum kovulmuştu. Kulübün zengin başkanı Peter Langer, Türk teknik direktör Özgür Çeltikçi ile anlaştığını açıkladı ama taraftar memnun değildi. Herkesin aklında kim bu Özgür Çeltikçi sorusu vardı. Kadrosunda çok yabancı bulunan Austria'da Moya, de la Questa ve Sarac'ın sözleşmeleri fesh edildi... Gilewicz ise Pasching'e satıldı.

Kadroda sadece Janocko, Djalminha, Akoto ve Ratajczyk kaldı. Magne Hoseth, Weissenberger ve Hamit Altintop dışında transfer yapmayan Austria, lige fırtına gibi başlıyordu ve ilk maçında FC Kärnten'i 3-0 ile (Helstad'11-76 Altintop'35) geçiyordu... Lig ilerledikçe Austria Vienna üstünlüğünü ortaya koyuyordu... 5. hafta Sturm Graz'ı 5-1 yenen Austria, UEFA'da daemin adımlarla gidiyordu. Ilk turda Macar ekibi Ferencvaros'u 2-0 ve 2-1 ile geçen Austria, ikinci turda da zorlu Betis engelini 0-0 ve 3-1'lik skorlarla aşmıştı ve 3. turdaa rakip İskoçlar'ın güçlü ekibi Rangers'tı... İskoçya'da 2-1 kaybeden Austria, Franz Horr'daki maçı Kvisvik'in 71. dakikadaki golüyle 1-0 kazanıyor ve 4. tura adını yazdırıyordu.

Deco'lu Porto'yu iki maçta da 1-0 yenen Austria, UEFA çeyrek finalinde Bosvelt'li Van Hooijdonk'lu Feyenoord ile eşleşiyordu. Ligde işler iyi gidiyor, 14. haftada Sturm Graz'ı Graz'da 6-0 yenen Austria, Şampiyonluk turunu çok erken atıyordu(Avusturya Ligi, 18 hafta sürüyor). Feyenoord'u Hollanda'da Janocko ve Altintop'un golleriyle geçen Austria(2-0), Franz Horr'da sürpriz bir yenilgi alıyordu(1-0) ama yine de yarı finale adını yazdırmıştı.

Kupanın sürpriz iki ekibini karşı karşıya getiren yarı final mücadelesinde İstanbul'daki ilk maçı 2-0 kazanan Beşiktaş'a herkes finalde gözüyle bakıyordu... Ama Özgür Çeltikçi'nin taktik dehası Franz Horr'da ilk yarısı 0-0 biten maçı ve turu çevirmeye yetiyor, Linz'in 47, Djalminha'nın 72 ve Rushfeldt'in 88'deki golleri finali müjdeliyordu. Finaldeki rakip Aláves idi...

Ligde 14 puan farkla şampiyon olunmuş, kupa finalindeyse Salzburg'a talihsiz bir şekilde 1-0 kaybedilmişti... Finale gelene kadar tek maç dahi kaybetmeyen Aláves, finale çok hızlı başlamıştı. 8'de Ilie, 19'da Navarro skoru 2-0'a taşımıştı... Devrenin sonunda Altintop ile gelen gol umut olmuştu ama 47'de yine Ilie sahneye çıkıyor ve skoru 3-1'e taşıyordu... 64'te Djalminha'yı çıkarıp oyuna Kvisvik'i alan Çeltikçi, bu oyuncunun 68'deki golüyle umutlanmış ama 79'da Jordi'nin golü hayalleri yıkmıştı:2-4... Ama Çeltikçi son kozunu oynamamıştı ve 82'de ara transferde kadroya katılan ve aslında bir defans oyuncusu olan Norveçli Azar Karadaş oyuna santrfor Helstad'ın yerine dahil olmuştu... 83'te Azar'ın yaptırdığı penaltı sonrası Janocko skoru 3-4 yapmıştı ve 87'de Azar'ın Hopfer'in ortasına vurduğu kafa mucizeyi gerçekleştirmiş, maçı uzatmaya götürmüştü:4-4... Uzatmanın 3. dakikasında Jordi, takımını öne geçirdiyse de yan hakem ofsayt bayrağını kaldırmış ve Çeltikçi'nin yüreğine su serpmişti... Dengeli ve orta saha mücadelesi şeklinde geçen iki uzatma devresi sonucu gol sesi çıkmamış ve mücadele penaltı vuruşlarına gitmişti... 2000'deki Arsenal-Galatasaray finali sonrası bir 2003 UEFA finali de penaltılara kalıyordu... Kvisvik atıyor, Karmona eşitliği sağlıyordu...Janocko affetmezken Jordi'nin vuruşunu Mandl kurtarıyordu... Dospel topu ağlara yolluyor ama Abelardo skoru 3-2'ye taşıyordu ama hala Austria avantajlıydı. 4. penaltılara gelinmişti ve topun başında Hopfer vardı... Onun vuruşu dışarı gidiyordu ama neyse ki Ilie'nin vuruşuda Mandl yine başarılıydı. Topun gerisinde maçı döndüren adam, Azar Karadaş vardı... Atarsa Austria UEFA Kupası'nı tarihinde ilk kez müzesine götürecekti... Azar geldi, vurdu ve GOOOOOOLLLL!!! Austria Vienna, UEFA Şampiyonu...

Bu Şampiyonlukta gerek kurduğu takım gerekse taktikleri ve zamanında yaptığı değişikliklerle büyük payı olan Çeltikçi, maçtan sonra yaptığı basın toplantısında "Bu zafer onların!" diyerek oyuncularını kutluyordu... Maçın adamı seçilen Azar Karadaş ise, her şeyi teknik direktörü Özgür Çeltikçi'ye borçlu olduğunu ve Austria Vienna'nın bu başarısında en büyük payın teknik direktör Çeltikçi'de olduğunu söylüyordu...

Takım Vienna hava alanında krallar gibi karşılanıyordu... Taraftarlar hem futbolculardan hem de teknik direktör Özgür Çeltikçi'den imza istemek için uzun kuyruklar oluşturmuştu... Başkan Peter Langer, yaptığı kısa basın toplantısında daha uzun süre yola Çeltikçi ile devam etmek istediklerini belirtiyor ve yakın bir gelecekte takımı Şampiyonlar Ligi şampiyonu olarak görmek istediğini belirtiyordu. Bu arada 2003-04 sezonu hazırlıklarına da başlayan Austria Vienna, Haziran ayı başında iki flaş transferle kadrosunu güçlendiriyordu. Steaua Bucharest'ten Matei Mirel Radoi ve Feyenoord'dan Ramon Van Haaren artık Austria'lı olmuşlardı...

Bu iki transfere karşın Hopfer, daha fazla oynamak istediğini bildirip Admira Wacker'e transfer olmuştu ve gelen teklifler karşısında kafası karışan Janocko da 25 m € karşılığında Valencia'ya gitmişti... Geçen yıl kendisini iyi geliştiren Hamit Altintop'a güvenen Çeltikçi, Janocko'nun yerine bu oyuncuyu monte ederken istediği verimi alamadığı Magne Hoseth'i de 6 aylığına Tenerife'ye kiralamıştı. İkinci sezona başlarken ligin favorisi yine Austria Vienna'ydı ama otoriteler sürpriz bir şekilde Ronald de Boer'i kadrosuna katan Grazer AK'yi de şampiyonlukta bir hayli iddialı görüyordu... Tesadüfe bakın ki sezonun ilk maçı, Graz'da Austria ile Grazer AK arasındaydı ve maçı Grazer AK, de Boer'in iki ve Akwuegbu'nun golüyle 3-0 kazanıyordu ve Avusturya basını şok oluyordu... Ligde ilk üç maç sonrası galibiyet alamayan Austria'da yönetim, Özgür Çeltikçi'ye güveniyordu ama kötü sonuçların ardı arkası kesilmiyordu...

Şampiyonlar Ligi ön elemesinde Servette takımına iki maçta da 2-1 kaybeden Austria, UEFA kupasında yoluna devam ediyordu daha doğrusu edemiyordu çünkü daha ilk turda Beyaz Rusya'dan BATE Boriov takımına elenmişti, 1-1 ve 0-1'lik skorlarla... Ligde ilk yarı sonrası 6. durumda yer alan Austria Vienna, ara transferi çok iyi değerlendiriyor ve Porto'dan Clayton'u alarak ve Ajax'tan da Pienaar'ı kiralayarak ligi 3. sırada bitirebilecek kadar yükseliyordu. Avusturya Kupası'nda yarı finalde ezeli rakibi Rapid Vienna'ya 4-1 kaybeden Austria, kupasız bir sezon geçiriyordu ama Çeltikçi, bir sonraki sezon için umutluydu...

Arsenal'den serbest kalan Bergkamp'ı ve Mönchengladbach'ın genç sağ açığı Korzynietz'i kadrosuna katan Austria, Barcelona'da sorunlar yaşayan Saviola'yı da kiralıyordu... Radoi ile yollarını ayıran Çeltikçi, Benfica'dan Argel ve Arsenal'den Tavlaridis ile defansı kuvvetlendiriyordu. Kaleci Mandl mukavelesi bittiğinden dolayı bedelsiz olarak Brondy'e gitmişti ve kale 22 yaşındaki genç kaleci Almer'e emanetti. Yeni sezon başlamıştı ve ilk üç hafta Austria takımı sırasıyla Pasching'i 4-1, Sturm Graz'ı 2-0 ve LASK Linz'i 6-1 yenerek lige çok iyi başlamıştı...

Lig böyle devam etti ve Austria ilk yarıyı puan kaybetmeden ve 10 puan farkla lider kapattı. Ama Avrupa'da işler iyi gitmemişti ve UEFA ilk turunda aşılan Molde(4-1, 0-2) engeli sonrası ikinci turda Argel'in eski takımı Benfica, Austria'yı kupanın dışına itmişti(1-2, 0-0)...

Sezonun sonuna yaklaştıkça Austria'nın performansı düşüyordu ve ligin son maçına kadar puan farkı 1'e inmişti... Austria Vienna 37 puanla zirvedeydi, Sturm Graz ise 36 puanla ikinci sıradaydı... Son hafta fikstür avantajı Sturm Graz'ı gösteriyordu... Zira Austria, lig dördüncüsü Bregenz ile deplasmanda oynarken Sturm Graz kendi evinde dokuzuncu sıradaki geçen sezonun Şampiyonu Grazer AK ile oynuyordu...

Maçlar başlamıştı ve işler hiç de iyi gitmiyordu... 12. dakikada Argel'in kendi kalesine vurduğu kafa, UEFA şansını kovalayan Bregenz'i 1-0 öne geçirmişti ve diğer maçın 18. dakikasında Amoah, Sturm'u 1-0 öne geçirmişti... İlk yarılar böyle bitti ama ikinci devre sahada bambaşka bir Austria vardı... Kaptan Dospel'in ateşlediği Austria, 58'de Van Haaren ve 65'te Bergkamp ile 2-1 öne geçiyordu... 72'de Bragstad atılıp Bregenz 10 kişi kalınca Austria daha da rahatlıyor ve 84'te Parapatits Şampiyonluğun ilanı anlamına gelen golü Bregenz ağlarına yolluyordu...

Sturm Graz,ikinci yarıda Kitzbichler'in iki ve Masudi'nin golleriyle maçı 4-0'a getirmişti ama Bregenz deplasmanında Austria Vienna şampiyonluk turunu atmaya başlamıştı... Şu anda 2005-06 sezonu hazırlıklarını yapıyoruz ve 2005 Temmuz'un başındayız... Transferde kadroma sadece Ankaragücü'nden Hüseyin'i aldım... Rushfeldt Bursaspor'a, Argel ise Flamengo'ya gitti... Gelişen haberleri size aktarmayı sürdüreceğim...
Sonraki Sayfa »
« Önceki Sayfa
Bu Makaleye Yapılmış Yorumlar
Yorum Yap
Yapılan Yorumlar
Yükleniyor...